Hastaların taburcu edilme nedeni…

Milli mücadele zamanından dilimize yerleşen ve dünyadaki başka hiç bir ülkede kullanılmayan ‘Taburcu’ deyiminin hikayesini biliyor musunuz?
Türkiye’de doktorlar, ‘İyileşti, sağlığına kavuştu’ gibi söylemlerin yerine genellikle ‘Taburcu oldu’ terimini kullanırlar. Neden mi? Çünkü, taburcu olmanın çok önemli bir hikayesi vardır.
Türkiye modern tıbbı, askeri hastanelerle öğrendi. Hastalanan ve tedavi görerek iyileşen askerler, eve değil, bağlı olduğu askeri taburuna gönderilirdi.
Ülkemizde ilk yerleşik ve bir arada hastaların bakıldığı dönem Kurtuluş Savaşı zamanlarına denk gelir.
Savaş döneminde küçük büyük, genç, yaşlı eli silah tutan tüm erkekler cepheye, savaşmaya gider. Burada vurularak yaralanan, hastalanan askerler hastaların bir arada bakıldığı alanlarda tedavi edilir, iyileşenler de bağlı oldukları birliklerine ve taburlarına geri gönderilir. Buna da ‘taburcu’ denirdi.


Bunun içindir ki; Türkçe’de, hastanede şifa bulup çıkan için ‘taburcu oldu’ şeklinde bir askeri tabir kullanılır. Dünyadaki başka bir ülkesinde bu tabir duyulmaz.
Osmanlı döneminde 19.yy kadar modern tıp hizmeti yok denecek kadardı. 14 Mart 1827’de ilk modern tıbbiye olan Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire kuruldu. O dönemde ülke yangın yerine dönmüştü.
I. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Kurtuluş Savaşı… Kadını, erkeği, çocuğu, genci, yaşlısı eli silah tutan herkes Türk cephelerde, savaştaydı. Yoksulluk, kıtlık, salgın hastalıklar yanında emperyalizmin Osmanlı İmparatorluğu’nun son kalıntılarını da yok etmeye çalıştığı bir dönemdi.
Öyle ki; I. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu olan Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, bütün hocalarını ve öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyorlardı. Bina ise tamamen hastaneye çevriliyordu. Kıdemsiz tıbbiyeliler, sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geri kalan zamanlarda direnişte çalışıyorlardı.

DOKTORLAR ASKERDİ
İzmir’in işgalinden üç gün sonra 18 Mayıs 1919’da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı, direniş gruplarının örgütlendiği duyuldu. O dönem, ülkede eli silah tutan erkekler savaştaydı. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardı ve ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler cephede askerdi. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini tek tek dolaşırdı. Hastanede, kışlada, revirde, cephe de çadırda ve savaşta her yerde…
‘TABURCU’NUN ANLAMI
Tabip subay, iyileşenleri tekrar silah tutabilecekleri taburuna yollar, yani taburcu ederdi. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde hastalar iyileştiklerinde taburuna yollanmaz, yeni taburcu edilmez. Yani, şimdiki gibi hastanede tedavi olduktan sonra çıkıp evine, ailene dönmek diye bir şey yoktu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir