Yeni hastalığımızın adı: CORONAYAK

Corona virüs salgını ruh halimizi de giderek bozmaya başladı. Uzmanlar, bunun Corona virüsünden daha tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. Kabul etmemiz gerekiyor ki, toplum olarak CORONAYAK’laştık.

Güvenmiyoruz, tehlike altında olduğumuzu düşünüyoruz, herkesten şüphe etmeye başladık, komplo teorilerine kulak kabartıyoruz, kötüyü düşünür olduk, çoğumuz da ölüm korkusuna kapıldı.

Paranoyak düşüncenin Corona virüsten daha hızlı yayıldığını ifade eden uzmanlar, virüs korkusunun, panik atak ve takıntıyı alevlendirdiğine dikkat çekti. Uzun bir zamandır, konuşulan konularının başında gelen Corona virüsünün endişe ve kaygıları giderek daha da körüklediği ifade edildi.

İnsan hayatını tehdit eden durumların her insanı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken uzmanlar, “Dünya’da hızla yayılan ve ülkemizde de sayısal olarak artış gösteren Corona virüs salgınının yol açtığı korku ve panik, ruhsal sağlık için de risk oluşturuyor. Bu salgının ne kadar süreceğinin ve nihayetinde ne kadar yıkıcı olacağının yarattığı belirsizlik ve bunun sonucunda en kötü durum senaryolarına aşırı odaklanmanın neden olduğu stres, korku ve kaygının en iyi panzehiri doğru bilgidir” diyor.

Kimseye güvenememe, hiçbir kanıt olmasa da tehdit altında olduğuna inanma, aşırı şüpheci olma, yetkililerin kesin bir şeyler saklandığına inanma, bu inançtan dolayı her söylenene şüpheyle yaklaşma, sosyal olarak izole olma, temelsiz komplo teorilerine inanma, insanların sözlerinde başka anlamlar arama gibi daha pek çok kötü ve gerçek dışı ‘paronayak düşünce’nin insanlar arasında corona virüsten daha hızlı bir şekilde yayıldığı da kaydedildi.

Coronayak ruh halinin, kişilerin olmayan olaylara olmuş gibi ikna olmalarına, coronafobiye, yiyecek depolama, evden çıkamama, silahlanma gibi abartılı ve anormal davranışlarda bulunmalara yol açabileceğine dikkat çekildi.

Corona virüsünün, bize hayatımıza çeki-düzen vermeyi, ihmal ettiklerimizin, vazgeçtiklerimizin önemini, fiziksel ve ruhsal sağlığın tüm maddi değerlerin üstünde olduğunu çok çarpıcı bir şekilde adeta yüzümüze sert bir tokat atarak hatırlattığına dikkat çeken uzmanlar, Corona’nın bize şunları öğrettiğini açıkladı:

“Corona Mektebi”nin öğrencisi yapıyor ve bize şunları öğretiyor: Kendine gel; sipariş gündemlerle uğraşırken, kendini kendinden sürgün etmiştin. İçine doğru yürümeye başla. Kendinle yalnız kalmayı öğren. Başkalarının gözünden nasıl göründüğünü görme fırsatını yakala. Herkes gibi olarak var olmayı öğrettiler sana; bu vesileyle hiç kimse gibi olabileceğini öğren. Öncelediklerini ertele, ertelediklerini öncele. İhtiyaçlarını yeniden tarif et. Yakın akrabalarınla tanış. Başkaları için bir şeyler yapmaya başla. Yakın ilişkilerini yenile: Yeniden ebeveyn ol; sil baştan eş olmayı dene. Nesne ilişkilerini nicelik üzerinden değil nitelik üzerinden kur. Hayatı keşfet; az şeyle mutlu olmak mümkün. Basit şeylerdeki büyüyü gör; suyu yeniden tat, nefeslerini derin al, ekmeğe hürmet et. Varoluşsal bir deneyimdir; varlığını fark et; var edildiğini gör. Hayret ve minnet duygularını keskinleştir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir