Biriktiriyor muyuz?

İçsel bir arınma ihtiyacım gelişti… İlk olarak giysi dolabımdan başlamaya karar verdim… Gardolabımın karşısına geçtim ve uzun uzun seyrettim , sadece inceledim…

Yıllardır dokunmadığım, varlığını bile unuttuğum bir dolu kıyafet.. Gereksiz yer işgal ediyorlar. Birden  hınca hınç dolu olan bu gardrobu sadeleştirme  isteği oluştu, heyecanlandım….

Bu, sadece sıradan bir gardolabımın  temizliği değildi benim için…

Eşyalarımı, duygularımı, öfkemi, hüznümü biriktirmek istemiyordum artık… Bu belki de bir başlangıç olmalıydı… Önce kıyafetler , sonra sırasıyla diğer her türlü üzerimde biriken yükler…

Evimde biriktirdiği fotoğrafları,  dergileri, ayakkabıları, takılarımı,  takımı bozulmuş tabak ve bardakları atmak istiyordum… İlk önce gardolabıdan başladım arınmaya… Bir yıldır giymediğim her şeyi topladım.  Önce baktım; hayallere daldım, vazgeçer gibi oldum… O kıyafetler sadece bir kıyafet değildi. Giydiğimde ki duygular bile hala canlıydı.  Yerinden aldı, tekrar yerine yerleştirdim.  Ama artık gitmesi gerekliydi… Zamanı gelmişti artık gitmeliydiler…

Belki benim dolapta yıllarca  beklettiğim eşyalara ihtiyacı olan yüzlerce kişi vardı  ve ben bunları anlamsız bir şekilde biriktiriyordum.  Gelip giden ruh halimle, anılarımla, duygularımla 3 koca poşet dolusu kıyafet ile vedalaştım… Tabi ben de bıraktığı duygularla da…

Aynı hızla ayakkabıları da elden geçirdim. Ne kadar çok unuttuğum ayakkabım varmış ?

Ayıkladıkca hafifliyordum.  ÖZGÜRLEŞİYORDUM…

Hızımı alamıyordum. Fotoğrafların  başına geçtim. Ne kadar da çok fotoğrafım varmış?

Fotoğrafları  ayıklamak,  kıyafetler kadar kolay olmadı açıkçası… Geçmişe döndüm , kah düşündüm , kah  kendi kendime tebessüm ettim, bazen gözyaşlarım bana eşlik etti.

Fotoğraflarla konuştum… Önce kendimi affettim , geçmişle yüzleştim, hayatımda bana acı veren insanları affettim… AFFETTİM… AFFETTİM….

Gittikçe hafifledim. Sebepsiz bir mutluluk kapladı içimi… Boş fotoğraf çerçevelerini de  poşete yerleştirdim ağır ağır…

Sonra hayatımdaki kişileri düşündüm. Kimler artık hayatımdaki rolünü tamamladı , onlarla veda zamanı gelmişti… Burada da bir  temizliğe ihtiyaç vardı.

Önce cep telefonumdaki listeyi gözden geçirdim.

Uzun zamandır aramadığım, bir daha da arayacağımı düşünmediğim insanları listemden ve hayatımdan da çıkardım birer birer…

Öyle bir süreçteydim ki;  hayatımda yük olarak kalan ,  çıkarmak istemeyip de şöyle bir köşede dursun dediğim adeta tutunduğum insanlar o kadar çokmuş ki… Onlarla da sevgiyle vedalaşma zamanı…

Artık ben eski ben değilim. Uzaklaşmasınlar,  kırılmasınlar, beni terketmesinler  diye kendimi hiçe saymayı bıraktım artık. Biriktirmiyorum kızgınlığımı, hüznümü, öfkemi.

Çıkması gereken çıksın ki yer açılsın bana… RUHUM ÖZGÜRLEŞSİN… YENİLİKLERE MERHABA DİYEYİM..

Kimlerin yanımda olmasından mutluysam onlar yanımda kalsın, ağırlığı ile enerjisi ile kimse beni dibe çekmesin. Hayatımda sevgimi, ilgimi, özenimi hak etmeyen insanlar olmamalı; gitmeli ve teker teker gidiyorlar da…

Kızgınlığımda artık yok. Dedim ya affediyorum herkesi, önce de kendimi…

Özgür bırakayım ki bende özgürleşeyim. Kimsenin ağırlığını taşıma istemiyorum artık.

Bundan sonra bir kuş kadar özgür, hür ve doğal olmalıyım.

Sanırım tüm ağırlıklar gitti… Derin ve sessizce …

Şimdi derin bir nefes alarak yola devam etme zamanı… Sevgiyle;

Banu ÖZGEN

Yazarın tüm yazılarına ulaşmak için tıklayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir