Ceza Yasası Meclis’ten geçti… Değişiklikler ve düzenlemeler!

Uzun zamandır gündemde olan ve COVİD-19 salgını nedeniyle ivedi olarak TBMM’ye sunulan kanun taslağı, Meclis’te uzun süren tartışmalar ve eleştiriler sonucu kabul edildi. Torba Kanun niteliğini sahip olan kanun ile birçok köklü değişiklik ve düzenleme yapıldı. Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Konu ile ilgili görüşlerini açıklayan Av. Mert Çakıcı, kanun yapma tekniğinin bir kenara bırakılarak günlük yaklaşım ve endişelerle düzenlemenin geçtiğini belirtti. Konunun gerek ceza öngören hükümler gerek muhakeme aşaması gerekse de infaz aşaması bakımından önemli olduğunun altını çizen Av. Çakıcı, konuyu bu üç yönüyle de irdelemek gerektiğini ifade etti.

Av.Mert ÇAKICI

İzmir Barosu’na kayıtlı Av.Mert Çakıcı, ceza hukuku yönünden görüşlerini şöyle ifade etti:

Yapılan değişikliklerle kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi hali cezayı artırıcı bir hal olarak düzenlenmiş ve maddedeki diğer hallere nazaran cezanın bir kat artırılacağı düzenlenmiştir. Kasten öldürmenin nitelikli halinde yer alan düzenleme, bu şekilde kasten yaralama suçu bakımından da getirilmiştir. Ayrıca kasten yaralamanın ölümle neticelenmesi halinde alt sınır aynı kalmakla üst sınır 18 yıla çıkarılmıştır. Yine suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunda gerek örgüt kurma gerekse de üye olma suçunun hem alt hem de üst sınırı bir kat artırılmıştır. Aynı düzenleme ile tefecilik suçunda üst sınır 6 yıla çıkarılmış, para cezasının alt sınırı da beş yüz gün olarak belirlenmiştir. Yine örgüt faaliyeti çerçevesinde tefecilik suçunun işlenmesi halinde cezanın bir kat artırılacağı düzenlenmiştir.

Bu haliyle yapılan düzenlemenin ceza adaleti bakımından önemli olduğunu; ancak kanun tekniği yönünden hatalı olduğunu ifade eden Çakıcı, konunun genel ve kapsamlı bir şekilde ele alınarak tüm kanun bakımından ceza adaletinin yeniden sağlanması gerektiğini belirtti.

Av. Çakıcı, muhakeme hukuku yönünden ise, “Kamuoyunu oldukça yakından ilgilendiren ve özellikle doğum yapan veya gebe olan kadınlar ile ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevlerinde bulunması uygun olmadığı Adli Tıp Kurumu’nca tespit edilen kişiler bakımından tutukluluk yerine adli kontrol kararı verilebilecektir. Bu noktada mahkemelerin dosyanın istinaf aşamasında olması nedeniyle karar vermeme yönündeki eğilimlerinin de UYAP kaydının incelenmesi ile bu kararların verilebileceği şeklinde isabetli bir düzenleme de getirilmiştir. Yine yargılama aşamasında tutukluluk kararı bulunmayan kişiler hakkında da verilen mahkumiyet kararı üzerine tutuklama kararının kararı veren mahkemece verilebileceği şeklinde bir düzenleme de getirilmiştir. Ayrıca ilk derece mahkemelerinin kesin kararlarının da tekerrüre esas olmayacağı, yerinde bir şekilde; fakat hatalı bir yerde düzenlenmiştir” diye konuştu.

Çakıcı, yine sistematik eleştirilerinin olduğu ve uygulama açısından sorunlar doğuracak bir düzenleme yapıldığı ifade eden Çakıcı, infaz hukuku yönünden ise kapsamlı ve toplum vicdanında soru işareti oluşturabilecek nitelikte tartışmaların bulunduğu hususlara ilişkin olarak şöyle konuştu:

Kanunun kamuoyu bakımından en önemli kısmı ise “örtülü özel af” niteliğindeki düzenlemeleridir. Buna göre süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme süresi üçte ikiden yarısına indirilmiş; Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan süreli hapis cezalarında dörtte üçten üçte ikiye indirilmiştir. Denetim süresi ise söz konusu sürelerin yarısı infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre olarak değiştirilmiştir. Ancak asıl değişiklik, 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından koşullu salıverilmesine bir yıl kalan hükümlülere ilişkin süre, üç yıla çıkarılarak yapılmıştır. Ayrıca açık ceza infaz kurumunda bulunanlar ile açık ceza infaz kurumuna geçmeye hak kazananlar, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılmıştır. Ancak kasten öldürme suçları, üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, işkence suçu, eziyet suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, Anayasal düzen ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ile casusluk ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kapsam dışı bırakılmıştır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki; düzenleme ile 30 Mart 2020 öncesinde işlenmiş suçlar bakımından 15 yaşından küçükler için ceza infaz kurumlarındaki 1 gün 3 gün, 18 yaşından küçükler için ise 1 gün 2 gün sayılacaktır. Yine özel infaz rejimlerinin kapsamı genişletilmiştir. Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilmesine imkan getirilmiştir. Toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerin ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğinin tespiti halinde konutta infaz usulü uygulanabilecektir.

Bu hususta yapılan diğer bir değişiklik, açık ceza infaz kurumlarına geçiş ile ilgilidir.

Yapılan düzenleme ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar. taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar, adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler ve İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar cezalarını doğrudan açık ceza infaz kurumunda çekeceklerdir.

On yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayına tabi tutulmuştur. Ayrıca infazın ertelenme halleri genişletilmiş ve bir yıllık süre getirilmiştir.

Son olarak kanunun ilk maddelerinde yer alan İnfaz Hakimliği’ne ilişkin düzenlemeler de bulunmaktadır. Söz konusu değişiklik ile kapsamı genişletilen ve faal hale gelebilecek bir İnfaz Hakimliği düzenlemesi yapılmıştır. İnfaz hakimliği kararlarına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen itiraz müessesinin uygulanacağı şeklinde bir değişikliğe gidilmiştir. Ayrıca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ile hapis cezasının ertelenmesi gibi Türk Ceza Kanunu’nda yer alan maddelerde de daha önceden “hakim olarak” yer alan ifadelerin “infaz hakimliği” olarak değiştirildiği ve infaz hakimliklerinin görev alanının genişletildiği görülmektedir.

“69 maddelik kanunda infaz rejimini düzenleyen birçok değişiklik daha yapılmış, infaz sürecine ve sürelerine ilişkin köklü değişiklikler getirilmiştir” şeklinde konuşan  Av.Çakıcı, “Tüm bunlara ilişkin olarak ise bu şekilde birden çok kanunda ve köklü değişiklik içeren düzenlemelerin hukuken sorunlar doğurabileceğini; özgürlükçü ceza hukuku anlayışı yönünden kabul gören birçok değişikliğin sistematik ve teknik yönden uygulamada karışıklığa yol açabileceğini; düzenleme kapsamında kalan ve kalmayan suç tipleri yönünden toplum vicdanını rahatsız eden yönleri olduğunu; düzenlemenin esas itibariyle “örtülü bir özel af” olduğunu belirtmiş; günün sonunda değişikliğin esas amacı olan ceza infaz kurumlarında bulunan insan sayısının azaltılmasının sağlandığını ise ifade etmekten geri kalmamıştır” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir