Çooook Geç!..

Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum.

ABD ve Avrupa’da salgın nedeni ile yaşanan olayları garip bir sadizm ile izleyip, zevk alıp, sosyal medya hesaplarında paylaşan insanları anlayamıyorum.

Cümle aralarında ‘Heh-he bizden daha çok ölüleri var’ diyen bile var.

‘Alın size gelişmiş batı!.. Bir onlara bakın bir de bize’ şeklinde züğürt tesellisi sarhoşluğunda övünenler var!..

‘Adamlar bitikmiş meğer’ diye birbirlerini dirsek ile dürtenler var.

Tüm bu hadsiz yorumların sebebi.

Bu ülkelerdeki hasta sayısı ve ölüm rakamlarının bizim ülkemizden kat be kat fazla olması.

Arkadaş, ABD’de dört milyon test yapıldı, İtalya, İspanya ve Almanya’da bu sayı iki milyona yakın.

Yani en hafifi bizim dört katımız oranında. Üstelik bu testlere diğer tanı tetkikleri dahil değil.

O yüzden rakam fazla!..

Sen neyin kafasını yaşıyorsun?

Ne kadar test!.. O kadar hasta!..

Hiç test yapma!.. Türkmenistan gibi, Kuzey Kore gibi hiç hastan olmaz!.. Bu sayede ABD’den daha başarılı olursun.

Bir ikincisi bu adamlar ‘gerçek ölüm sebebi’ konusunda olabildiğince şeffaf.

Bu şeffaflığa rağmen ‘gerçek rakamların tam gerçeği yansıtmadığı konusunda ciddi bir toplumsal baskı altındalar.

Oysa sen! Her akşam birbiri ile tutarsız bakanlık açıklamalarını ‘gerçek’ olarak kabul etmekte ısrarcısın.

Bu gün hiç ölüm yok, hiç hasta yok dese, inanacak ve göbek atacak kıvamdasın. Yıllardır öylesin.

Diyelim ki; sen haklısın.

Diyelim ki; ABD, Almanya, İtalya, İspanya bu salgın neticesinde çuvalladı.

Ve diyelim ki; bu salgından en büyük başarı ile çıkan ülke biz olduk.

Ve diyelim ki; bu konuda DSÖ bize madalya verdi.

Ya sonra?

Senin dalga geçtiğin Bu ülkelerden ABD 4 trilyon dolar destek veriyor halkına!..

Sen dört trilyon dolar ne demek bilir misin?

Bin beş yüz tane, üçüncü köprü demek.

Türkiye’nin her şehrine 18 tane bu köprüden yapmak demek.

Türkiye’nin her şehrine en az 5 tane İstanbul üçüncü havalimanı büyüklüğünde havaalanı yapmak demek.

Almanya, İtalya, İspanya bu salgının ekonomik yıkımından halkını kurtarmak için neler yapıyor görmüyor, işitmiyor, okumuyor musun?

Üstelik!..

Senin dalga geçtiğin bu ülkeler tarım ihracatçısı. Kendi kendisine yeten ülkeler.

Hem dehşet para ve birikimleri var, hem de zamanında dev yatırımlar yaptıkları gıda öz kaynakları.

Ya biz?!..

Bu gün bile aç karnımızı doyuracak ekmek, un, bulgur bulabiliyorsak ne mutlu bize.

Gıda konusunda en iyimser tahmin ile stratejik tarım ürünlerinde (Devlet rakamları.) %30 dışa bağımlıyız.

Geçen yıl aç karnımızı doyurmak için ürün aldığımız, et aldığımız, hayvan aldığımız, buğday, arpa, yulaf, pirinç, kuru fasulye, mercimek aldığımız bütün ülkeler. Bu yıl bu ürünleri satmama kararı aldı.

Bu durum açlık demektir..

En az % 30’luk açlık demektir.

Zaten paran yok cebinde ve yedek akçeden devam ediyorsun.

Paran olsa bile gıdanı temin edemeyeceğin günler seni bekliyor.

Sen dalganı geç..

Üç ay önce aldığın bulgur, aynı para mı?

Üç ay önce aldığın un, aynı para mı?

Patates, soğan, sarımsak?

‘Heriflerde daha çok insan ölmüş. Oh olsun vahşi batıya’ lakırtılarını bir kes lütfen.

Biz bu yıl ve önümüzdeki yıl ne yiyeceğiz? Sen önce onu düşün.

Her konuda olduğu gibi, tarım politikaları ve alınması gereken önlemler konusunda da çok geç kaldık.

Seneye kuru ekmek kemirirken bu yazım aklınızda olsun. / BB

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir