Uzman Dr.Bilgehan Bilge: Korona salgını bu ay sonu bitecek aksi takdirde iş uzar. Hızlı normalleşme şart!

Covid-19 virüs salgını ile ilgili mücadelede strateji belirlemek için en önemli rehberlerden birinin istatistik bilimi olduğuna dikkat çeken Doktor Bilgehan Bilge, “Hükümet, salgın ile ilgili tüm verileri, üniversitelerle ve üniversitede bu işlerle ilgili akademisyenler ile paylaşmama konusunda yeminli. Devlet sırrı gibi saklıyorlar. Bu yüzden de biz henüz akademik biyoistatistik analiz sonuçlarından mahrumuz” dedi.

Bilgehan BİLGE

“Virüs’ün salgın karakterini kaybetmesi istatistiki olarak Mayıs sonu, en geç Haziran ayı ilk haftasıdır. Salgın Nisan ayı ortasında çoktan ‘pik seviyesine’ ulaşmıştır. Ve hızla etkisini kaybedecektir. Hükümet, bunun farkında olarak hızla normal hayata geçiş politikalarını uygulamaya sokacaktır” diyen Doktor Bilge, hızla normalleşmemiz gerektiğini ifade etti.

Kaç kişi hasta olacak? Kaçımız ölecek?

“Covid-19 virüs salgını ile ilgili mücadelede strateji belirlemek için en önemli rehberlerden biri istatistiklerdir. İstatistik bilimi içerisinde bu gibi sağlık problemlerinin çözümü için bir alt birim var. Adı ‘tıbbi istatistik.’ Günümüzde bir ana bilim dalı olan ‘biyoistatistik’in atası” diye konuşan Beyin ve Sinir Cerrahı Bilgehan Bilge, konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:

Tıbbi istatistik ne işe yarar? Hepimiz çılgınlar gibi merak ediyoruz. Kaç kişi hasta olacak? Kaçımız ölecek? Bu işin sonu nereye varacak? İkinci dalga, üçüncü dalga… Bu kabus ne zaman bitecek? Bir bilim dalı bu işlerle uğraşır. Bu sorulara cevap arar. Tıbbi istatistik, işte bu işe yarar.

Beyin ve Sinir Cerrahı Bilgehan BİLGE

Veriler Devlet Sırrı gibi saklanıyor…

Ülkemizde, sorula bilinecek tüm sorulara cevap verebilecek, ‘Tıbbi İstatistik’ uzmanları ve bilim insanı profesörlerin bulunduğunu vurgulayan Dr.Bilge, “Henüz onları ekranlarda görmediniz. Görseniz bile sizlere gerçek bilgileri verebilecek durumda değiller. Çünkü ellerinde veri yok. Hükümet salgınla ilgili tüm verileri üniversiteler ve üniversitede bu işler ile ilgili akademisyenlerle adeta paylaşmama konusunda yeminli. Devlet sırrı gibi saklıyorlar. Bu yüzden de biz henüz akademik biyoistatistik analiz sonuçlarından mahrumuz. Elimizdeki verilerin tamamı üniversitelerini, akademisyenlerini dışlamamış ülkelerin veriler. Yani, ‘yurt dışı’ kaynaklı” diyerek ilginç açıklamalarda bulundu.

Çok sıkı önlem almak pik noktasını geciktirir, ikinci dalgayı tetikler

“Geçmişte, bu tip salgınlarda (insandan insana temas ve teneffüs yolu ile geçen virüsler) salgının genel karakteristiği ile ilgili ciddi istatistik değerlendirme tecrübelerimiz var. Günümüzde ise bu geçmiş deneyimlere ek olarak; salgına bizden daha önce yakalanmış ülke istatistikleri, kendimize ait yol haritası çizmek için bize yardımcı modeller sunuyor” diye konuşan Bilgehan Bilge, şunları söyledi:

Salgın dalgasının başladığı ve ilk vurduğu ülkeler baz alındığında karşımıza çıkan ortak veriler şunlardır:

  1.  Salgın yaklaşık 16-18 haftalık bir periyod içinde başlar, alevlenir ve söner.
  2. Alınan tedbirler sıkılaştıkça salgının süresi uzar. Yani daha gevşek tedbir alan ülke veya bölgelerde salgın çok daha kısa sürede ‘pik noktasına’ ulaşır ve daha erken sürede sönme dönemine girer.
  3. Çok sıkı önlem alan bölge ve ülkelerde hem pik noktası gecikir, hem de güçlü ikinci dalga kaçınılmaz olur.

Hepinizin artık bildiği gibi alınan önlemler virüsün bulaşma hızını azaltır. Bulaşma oranında ciddi değişikliğe sebep olmaz. Bu gibi önlemlerin amacı ‘sağlık sektörü arzı ile muhtemel talep arasında denge yaratmaktır.’ Sağlık Bakanlığı’nın bu güne kadar yayınladığı istatistikler; Türk sağlık sektör kapasitesinin ancak % 8’i kadar talep geliştiği yönündedir.

İlk vaka tarihi yanlış

Ülkemizde ilk vakanın 11 Mart 2020 tarihinde ‘tespit’  edildiğinin altını çizen Doktor Bilge, “Bu tarih, çok ciddi bir hatadır. Normal şartlarda, söz konusu tarih milat olarak alınırsa virüs salgınının, salgın karakterini kaybetmesi için Ağustos ayı başları hedeflenmelidir. Yani, milat olarak bildirilen 11 Mart 2020, başlangıç tarihi olarak yanlıştır. Yanlıştan öte politik bir yalandır. Salgın açıklanan tarihten en az altı hafta önce ülkemizde başlamıştır. Belki daha da önce. Çeşitli sebeplerden bu tarih ülke ve dünya kamuoyundan gizlenmiştir veya daha da kötüsü, salgının başladığı tarih yetkili merciler tarafından ‘fark edilememiştir’ diye konuştu.

Virüs salgın karakterini bu ay sonu kaybedecek

“Her şer’de bir hayır vardır. Geç bildirdik veya geç fark ettik. Sebep, her ne olursa olsun. Bu sonucu değiştirmez. Sonuç, virüsün salgın karakterini kaybetmesi istatistiki olarak Mayıs sonu, en geç Haziran ayının ilk haftasıdır. Ülke genelinde “göstermelik ve gevşek tedbirler” de göz önüne alınırsa bizim üstü kapalı bir “ sürü bağışıklığı” politikası izlediğimiz de bir gerçektir. Salgın Nisan ayı ortasında çoktan  ‘pik seviyesine’ ulaşmıştır. Ve hızla etkisini kaybediyor, edecektir de” şeklinde açıklamalarını sürdüren Beyin ve Sinir Cerrahı Uzmanı, izlenmesi gereken yolu, yapılması gerekenleri ise şöyle ifade etti:

Hükümet de bunun farkında olarak hızla normal hayata geçiş politikalarını uygulamaya sokacaktır. Bu konuda haklılar. ‘Kişi kendinden bilir işi…’ Yani olayı geç fark ettiklerini veya geç açıkladıklarını en iyi onlar bilir. Hızla normalleşmemiz lazım.

Ama kazın ayağı öyle değil.

Kısa sürede normal hayata dönmek için hükümetin yapması gereken çok, çok ama çok önemli şeyler var.

  1. Hızla ve etkin şekilde kitlesel testler yapmak zorundalar. Günlük test sayısının 200.000 seviyesine çıkarılması ve bu testlerin özellikle sanayi, tarım sektörü çalışanları ve küçük esnaf üzerinde yoğunlaşması gerekir.
  2. Tüm ülke sathına yayılmış bir salgın için ülke içinde seyahat kısıtlaması saçmalıktır. Bu sınırlama ülke genelinde sağlık hizmetlerinin eşit , etkin ve ulaşılabilir olmadığının kabulü anlamına gelir ki. Sağlık bakanlığı aksini iddia eder.
  3.  Tedbir ulusal sınırlar üzerine yoğunlaşmalı ve virüsün alt ‘suş’larının ikinci bir dalga yaratmasının önüne geçilmelidir. Bu tedbir basit termal tarama ile değil, hızlı test kitleri ile sağlanmalıdır.
  4. Sosyal mesafe ve maske kullanımı gibi, virüs ‘bulaş’ı konusunda etkinliği olmayan ve uygulanmayan lüzumsuz uygulamalar durdurulmalıdır.

Salgın Mayıs sonu bitecek, aksi takdirde iş uzar

“Bu konuda muhalefet yapmak muhalifleri kamuoyu nezdinde zor durumda bırakır” diyen Doktor Bilge, “Ekonomik olarak hızla kan kaybeden küçük esnaf, KOBİ, serbest meslek erbabı “hızla normalleşme” talepleri karşısında bu politikaya muhalefeti affetmezler. Ve tüm süreç boyunca hükümet taraflı yanlış politikaların günah keçisi haline gelirler. Salgın Mayıs sonunda bitecek. Bu hem eşyanın tabiatı gereği hem de doğa kanunu. Güneşlenme ve UV aktivitesinin tavan yapacağı ‘antiviral ortam’ günleri de hesaba katmak lazım. Aksi taktirde iş uzar. Tüm dünyada 16-18 hafta süren salgın periyodunu ‘Türkiye’de 8-10 haftada atlattık’ yalanına tüm dünya güler. Normal hayata geçişin ‘sağlıklı’ olması için ancak hükümetin kontrolünde olan imkan ve kabiliyetleri devreye sokmasını talep edip ısrarla ‘hızlı normalleşmeyi’ savunmak lazım” şeklinde konuştu.

Hızla normalleşmek için hükümetin zorlanması gerektiğine dikat çeken Bilge, sözlerini şöyle noktaladı:

Bu konuda başta spor kulüpleri olmak üzere özellikle küçük esnaf teşkilatları ile sık toplantı ve iletişimi kuvvetlendirmek lazım. ‘Geç tespit ettik, gevşek ve komik tedbirler aldık ve bu yüzden tahminlerden çok daha erken normalleşeceğiz’ sloganı önemli. Daha çok test, daha çok tarama, etkin sınır güvenliği, bağışık nüfusun tespitine yönelik kitlesel araştırma gibi isteklerle, hızla normalleşmek için hükümeti zorlamalıyız.

2 adet yorum: “Uzman Dr.Bilgehan Bilge: Korona salgını bu ay sonu bitecek aksi takdirde iş uzar. Hızlı normalleşme şart!

  1. Selam bılgehan hocam gecen kı yazınızla sımdı arasında fark var neden deyısıme uğradı merak ettım

  2. Dediğiniz doğru 9 ocak boğazımda şiddetli bir yanmayla aile hekimime başvurdum. Sadece iburaminle eve gönderildim, akşam ateşim yükseldi. Parolla ateşimi düşürüyordum, boğazım resmen parçalanıyordu, 4 gün sonra çok şiddetli öksürüklerim başladı ve biraz nefes darlığı, aile hekimime tekrar başvurdum bana antibiyotik başladı ama faydası yok sadece ateşim düştü ama öksürük ve nefes darlığım üstüne birde ses kısıklığı eklendi. 10.gün falandı tekrar aile hekimine gittim bu defada balgam sötürücü ve şu astım hastalarının kullandığı puf spreylerden yazdı bunları kullandıktan sonra çok rahatladım, yaklaşık iyileşmem 20 günü buldu, şimdi düşünüyorum ben o tarihte acaba covid19 mu geçirdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir