Doktorlar, bedava hasta bakamaz. Bakarsa ne mi olur? Suç işler…

Özel Haber

‘Yoksul Doktor’u Prof.Dr.Murat Dilmener’in Korona virüse yakalanarak ölmesi, acı bir gerçeği ortaya çıkardı. Maddi imkanları olmayan kişileri muayene ettiği için hakkında dava açılan Dilmener olayının perde arkasında, her ne sebeple olursa olsun, bir doktorun ücretsiz muayene yapmasının yasak ve suç olduğu ortağa çıktı.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde on binlerce öğrenci yetiştirdi. Maddi imkanı olmayan kişileri ücretsiz muayene etti. Adı ‘Yoksul Doktoru’na çıktı. Şikayet edildi, hakkında ‘Devlet’i zarara uğratmaktan dava açıldı. Yargılandı. Prof.Dr.Murat Dilmener, 78 yaşında Korona’ya yakalandı. Geçtiğimiz günlerde de yaşamını yitirdi.

Prof.Dr.Murat DİLMENER

‘Yoksul Doktor’u Dilmener’in ölümü sadece ailesini, sevenlerini ve tanıyanları değil, onun yaptıklarından haberdar olan herkesi üzdü.

Hipokrat yemini eden bir doktorun ücretsiz muayene yaptığı için neden soruşturma geçirip, hakkında neden dava açıldığını araştıran ekip arkadaşımız, ilginç sonuçlara ulaştı.

Gerçekten de ülkemizde, bir doktorun, sosyal güvencesi olmayan veya maddi imkanı bulunmayanlar da dahil her ne sebeple olursa olsun ücretsiz muayene yapması KANUNEN YASAK…

Av.Mert ÇAKICI

Gönüllü ya da ücretsiz sağlık hizmeti sunmanın suç olarak tanımlandığını ifade eden, İzmir Barosu’na kayıtlı Av.Mert Çakıcı, kanunlarımızda hekimlerin ücretsiz ve gönüllü hizmet yapmasını engelleyen düzenlemenin bulunduğunu açıkladı.

Çakıcı, geçmişte de uygulanan bu kanun

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu sağlık hizmetlerinin yürütülmesindeki esasları düzenleyen temel kanun niteliğindedir. İşbu kanuna 6514 sayılı Kanun’un 46’ncı maddesi ile ek bir madde eklenmiştir. 02.01.2014 tarihinde kabul edilen ve 18.01.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir” diyen Çakıcı, en Ek 11’nci maddede konunu şöyle ele alındığını açıkladı:

“Düzenlenmenin 2’nci fıkrasının 1’nci cümlesi oldukça önemlidir. Buna göre ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlı hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası tehdidi ile karşı karşıya bırakılmıştır. İstisna olarak ise olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hali düzenlenmiştir. Bu hal hariç gönüllü ve/ya da ücretsiz sağlık hizmeti sunmak suç olarak tanımlanmıştır.”

Buna ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldığına dikkat çeken Av.Mert Çakıcı, , “Anayasa Mahkemesi’nin 07.11.2014 tarihli kararında kuralın sağlık hizmetlerinin bu konuda yetkin kişiler tarafından sunulmasını sağlamaya yönelik olduğunu ifade etmiştir. Devamında da kanun koyucu tarafından takdir yetkisine dayanılarak ve eylemin meydana getireceği neticeleri de dikkate alınarak kuralın düzenlendiği ve amaç ile araç arasında makul ve uygun bir ilişki kurulduğunu beyanla suç öngören düzenlemenin amacına ulaşmaya elverişli olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda kuralın ölçüsüzce düzenlendiği söylenemeyeceğinden hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yönü bulunmadığından başvuruyu reddetmiştir” diye konuştu.

Çakıcı, konuyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun reddini ve gerekçesini ise şöyle açıkladı:

“Akabinde de ‘ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunma’ ve ‘yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirme’ eylemlerinin suç olarak kabul edilmiş, bu suçun unsurları ve bu eylem nedeniyle verilecek cezanın açıkça belirlendiği gerekçesi ile Anayasa’ya aykırı görülmemiş ve başvuru reddedilmiştir.”

Av.Çakıcı, “Oysa yasal düzenlemelerde bir hekimin hizmet sunabilmesi için ruhsat alması gerekliliği yönünde amir bir hüküm bulunmamaktadır. Bu haliyle amir hüküm olmaksızın ruhsatsız bir hizmet, suç kabul edilmiştir. Dolayısıyla bir hekim, yeri geldiğinde Hipokrat yeminini bir kenara atıp hizmet verememe durumu ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu kapsamda hekimlerimiz ya hastanın sağlığı ya kendi özgürlüğü arasında bir tercih ile karşı karşıya bırakılmıştır” diye konuştu.

Haber: Ayşegül ÇAKMAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir