Düğününe gidecekken cenazesini kaldırdılar!

1988 yılında Sinop’un güzel mi güzel, şirin mi şirin ilçesi Gerze’de doğdu. Doğan her bebek gibi, ‘el bebek, gül bebek büyütüldü.’

Lise eğitimini tamamladı. Anne ve babasının desteğiyle iyi bir eğitim alması için Macaristan’a gönderildi. Budapeşte Teknoloji Üniversitesi’ne kaydoldu.

İngilizce ve Arapça’yı ana dili gibi konuşup, yazıyordu.

Eğitimini tamamladı. Yurda döndü. Bir ay kadar sonra iş aramaya başladı.

Bulamadı…

Üniversite mezunu işsizler ordusuna katıldı…

Üniversite sınavına girdi ikinci kez…

Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği’ni kazandı…

2013 yılında mezun oldu.

Macaristan’da Macarca’yı da öğrenmiş, 3 dil bilen, iki ayrı üniversiteden mezun olmuş bir Türk genciydi artık…

İş aramaya başladı. Bulamadı…

Her gün umutla kalkıyor, her gece ise umutsuzca yatağa giriyordu.

İşsizdi. Annesini kaybetti.

2012 Temmuz ayında 6331 sayılı İş Sağlı ve İş Güvenliği Kanunu hayatımıza girince İş Güvenliği Uzmanlarına ihtiyaç doğdu.

Hemen başvurdu.

Çünkü başvuru koşullarında mühendislik fakültesi mezunları da İş Güvenliği Uzmanı olabilir yazıyordu.

Sistem öylesine acemice kurulmuş, bir an önce hayata geçirilmesi için çaba sarf edilmişti ki; işçilerden çok işvereni koruyan bir kanun olmuştu.

15 günlük bir eğitim, 7 günlük staj ile MEB’in açtığı sınava girmiş ve C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesini aldı.

Belgeyi almıştı almasına ancak iş bulamadı. İşsizdi. İş yoktu.

İki diploma, 3 dil, bir sertifika vardı ama iş yoktu.

Çünkü kanun; kamuda ve 50 den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki iş yerleri için hizmet alma yükümlülüğünü başlatmamış, bir sonraki seneye ertelemişti.

Kanuna göre C sınıfı İş Güvenliği Uzmanları, tehlikeli ve az tehlikeli iş yerlerine hizmet verebilirdi.

İşsizdi… İşsizlik artıyordu.

B sınıfı uzman olabilseydi, en kötü ihtimalle çok tehlikeli iş yerlerine de bakabileceği için iş bulabilirdi.

Peki B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı’nın yolu nereden geçiyordu?

Tabi ki de bu yol iş güvenliği alanında yüksek lisans yapmaktan geçiyordu.

Son kez işçi babasından aldığı 3 asgari ücret bedelini özel üniversiteye yatırdı.

Bir kez daha sömürüldü, eğitim hakkını ücretli olarak kullandı ve mezun oldu…

Sistem onu iş sahibi yapana kadar sömürmek üzerine kurulmuş gibiydi. Hep harcadı… Ve sonunda yüksek lisansını yaptı.

B sınıfı İş Güvenliği uzmanlığı sınavını kazandı… Bakanlığa belge parasını yatırdı ve uzmanlığını aktifleştirdi.

3 dil bilen, yolu 3 üniversiteden geçen, Yüksek lisans yapan, bir de sertifika sahibiydi artık.

İş aradı…. İş bulamadı… İşsiz kaldı…

Bir gün çok beklediği bir şey oldu.

Bakanlığın yetkilendirdiği iş güvenliği hizmeti veren OSGB’ de (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi ) iş buldu.

İnşaatlar dahil çok tehlikeli sınıflara bakıyordu görevi gereği…

İşsiz değildi artık.

Çalışıyor, para kazanıyordu… Para kazanmanın ne kadar zor olduğunu gördü.

OSGB’de kendisine verilen yüzlerce iş yerini ziyaret etmesi gerektiği görevi ile para kazanmanın ne kadar zor olduğunu anlaması çok zamanını almadı.

Ancak yılmadı, vazgeçmedi, durmadan koşturdu…

İstanbul trafiğinde; o iş yerinden bu iş yerine, artık ne kadar yararlı olabiliyorsa hizmet vermeye başladı.

Kendisine atalı tüm firmaları ziyaret etmesi isteniyordu, çünkü gitmediğin de / gidemediğin de hizmet verdiği iş yeri OSGB nin faturasını ödemiyor, fatura iş güvenliği uzmanına kesiliyordu.

Çabalıyor, ‘insanlar ölmesin’ diye eğitimler düzenliyor, rehberlik ve danışmanlık görevini yerine getirmeye, beklentinin ötesine geçmeye çalışıyordu.

İşini severek yapıyordu. Hayatına bir kadın girdi. Seviyordu. Evliliğin ilk adımını attı, nişan yüzüğü taktı.

İşsiz değildi, çalışıyordu ve nişanlıydı. Düğün tarihi alındı.

Düğününe 2 hafta vardı…

İş yerlerine hizmet verme telaşı üzerine, düğün alışverişi telaşı eklenmiş, nişanlısına sadece akşamları vakit ayırabiliyordu.

Düğününe 1 hafta kaldı…

Arkadaşları gün sayıyordu… Düğün için hazırlıklara başlanmıştı…

Kadıköy’de ki rantsal dönüşüm inşaatın gözlemlerini yapmak, eksiklikleri tespit etmek, işverene önerilerde bulunmak için, bir fincan kahvenin 15 ekmek parası olduğu Caddebostan’da çalışma alanını gözlemlemek için inşaat alanına girdi

Her sene ortalama 2000 işçinin hayatını kaybettiği ülkede, ‘belki bir kaçının ölmesine, kaza sonucu zarar görmesine engel olurum’ diye yola çıkan, bu uğurda tüm hayatını değiştiren, devletin bile kendisine tanıdığı sınırlı ve kısıtlı yetkilerle, insanüstü çaba sarf eden bir candı.

İş Güvenliği Uzmanlığı yaptığı şantiyede 4. Kattan düştü….

Sistemin kurbanı oldu… Hakan Ünver, iş cinayetinde hayatını kaybetti.

Evet, iş cinayetine kurban gitti. Çünkü iş kazası geçirdi. Çünkü bir başkasının almadığı önlemler, yerine getirmediği sorumlulukları sonucu düştü ve öldü….

Hakan Ünver, 2018 yılında iş kazaları sonucu hayatını kaybeden yaklaşık 1923 işçiden biri oldu.

‘İnsanlar; düşmesin’ diye düşüp, öldü…

Düğününe katılmayı planlayan arkadaşları, cenazesini kaldırdı Hakan’ın…

Onunla beraber, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu düştü, onunla beraber 6331 sayılı kanun da öldü.

Neden mi? Erteleniyor, uygulanmıyordu. Çünkü ‘işverenler üzülmesin’ diye ÇSGB tarafından denetlemeye bile gidilmiyordu.

Hakan, 30 yaşındaydı, 1 hafta sonra düğünü vardı, geride gözü yaşlı işçi bir baba, ellerine kına yakılmamış genç bir kadın bıraktı.

Başka yuvalara ateş düşmesin. Canlar yanmasın. Evlatlar öksüz, yetim kalmasın. Yaşlı analar babalar göz yaşı dökmesin. Eşler birbirinden ayrılmasın. İşçiler işçi arkadaşlarının ardından kahrolmasın, işçiler, çalışanlar, emekçiler ölmesin, engelli kalmasın…

Yeter artık! Kanunu ertelemeyin.

Önlenemez iş kazası yoktur. Lütfen bunu anlayın…

Yazarın tüm yazılarına ulaşmak için tıklayın

5 adet yorum: “Düğününe gidecekken cenazesini kaldırdılar!

  1. Kapitalizmde insanlar kümes hayvanları gibi. Doğal yaşam koşullarının dışında planlar, yaşamlar ve ölümler. Abi her şeyi biliyor istediği gibi yapıyor. Her aile 3 çocuk yetiştirmeli diyor. Biri kaza ile telef olursa kalanları sömürü sisteminde çarkları çevirsin diye planlanıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir