Avrupa’da Kawasaki hastası çocuk sayısı artıyor. Hastalığın koronavirüsle ilişkili olabileceği endişeleri artırıyor

Dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs Covid-19 salgınıyla mücadele devam ederken, Avrupa’da çocuklarda Kawasaki hastalığında yaşanan hızlı artış uzmanları endişelendirdi.

Son dönemde, Kawasaki Sendromu’nu benzeri belirtilerle hastaneye kaldırılan çocuk sayısı her geçen gün artıyor. Sıklıkla gözlenen şikayetler arasında karın ağrısı, mide – bağırsak şikayetleri ve kalpte iltihaplanmaya neden olabilecek kan damarları iltihaplanması, birkaç gün devam eden ateş, şiş bezeler, cilt reaksiyonları, dilin ve dudakların şişmesi ve göz nezlesi bildiriliyor.

Oldukça tehlikeli olan ancak tedavisi bulunan bu hastalıkta kimi vakalarda organ yetmezliğine kadar gidebilen bir çoklu bölgede iltihaplanma sendromuna yolaçabiliyor. Hastalığın başlıca risk grubu ise 5 – 14 yaş arası çocuklar.

Kimi uzmanlar, vakaların koronavirüs Covid-19 sonrası artmasından, bağlantısının bulunabileceği endişesini taşıyor.

Koronavirüs salgını sonrası ilk vaka İspanya’da teşhis edildi. Ardından İsviçre, İngiltere ve Almanya’da da bezer vakalar rapor edildi. Son zamanlarda ABD’den de benzer haberler gelirken yalnızca New York’ta yüz kadar çocukta semptomlar görüldüğünü açıkladı.

Fransa Sağlık Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Koronavirüs Covid-19 salgının ardından çocuklarda görülen Kawasaki hastalığına ülke genelinde yakalanan çocuk sayısının 135’e ulaştığı bildirildi. Açıklamada, hastalık görülen çocukların yarısına yakınının yüksek ateşle yoğun bakımda tedavi altında tutulduğu, birinin ise yaşamını kaybettiği kaydedildi.

DW Türkçe’de yer alan bilgiye göre, Freiburg Üniversite Hastanesi’nden Prof. Philipp Henneke, Almanya’da yılda yaklaşık 200 Kawasaki vakası görüldüğünü ve bu vakaların SARS-CoV-2’den bağımsız olduğunu, salgın sonrası artışa geçen vakaların COVID-19 ile bağlantısıyla ilgili konuşmanın ise çok erken olduğunu belirtti.

COVID-19’un Kawasaki Sendromu’nun neden olup olmadığı ya da Kawasaki benzeri semptomlara yol açıp açmadığı hala belirsizliğini koruduğunu kaydeden Prof. Henneke, “Bazı çocukların enfekte bir kişiyle temasının olduğu ortaya çıktı ve hayatını kaybeden bir çocukta da ölümünün ardından virüs tespit edildi. Ancak çocuğun tedavi gördüğü birimde başka COVID-19 hastalarının da olabileceği göz önüne alınırsa bu kesin bir bulgu değil. Bir çocukta ise bir başka virüs olan Adenovirüs tespit edildi” açıklamasında bulundu.

Bilim insanları COVID-19 ile bu nadir hastalık ya da türevleri arasında bir bağ bulunup bulunmadığına ilişkin güvenilir bir veri elde edene kadar araştırmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir