Azıcık KİR İYİDİR!..

Ne kadar virüs, o kadar hastalık.

Corona tipi virüsler size bulaştığı zaman kabaca vücudunuz iki farklı tepki gösterir.

1- Asemptomatik tablo : Hiçbir şikayet yaşamadan hastalığı atlatırsınız,

2- Semptomatik tablo : Hafif ufak, tefek yakınmalarla ve çoğunlukla hastane veya hekime müracaat etmeden hastalığı atlatırsınız. Veya, hastalık sizi bir hekime müracaat etmenizi gerektirecek kadar şiddetli şikayetler meydana getirir.

Neden bazı insanlar asemptomatik, bazıları semptomatik olur?

Bu fark pek çok değişkene bağlıdır ancak yine kabaca iki değişken önemlidir.

1- Maruz kaldığınız virüs yükü, dozu (miktarı) ve gücü (virülansı)

2- Vücudunuzun bağışıklık sisteminin kabiliyet ve dayanıklılığı.

Bu konuda çok fazla çalışma olmamakla beraber, konu üzerinde çalışan uzmanlar; Virüs’ün sizde hastalık yapabilmesi için tek seferde veya kısa bir süre içerisinde 1000 Covid-19 virüs partikülüne maruz kalmanız gerektiğini söylüyorlar.

Ve bu 1000 virüs’ün ağız, burun, göz, cinsel bölge ince derisi (mukoza) yolu ile nüfuz etmesi gereğini dikte ediyorlar.

Elbette, bu doz normal bağışıklık sistemine sahip insanlar için geçerli.

Anlayacağımız: Vücudunuza tek seferde veya kısa süre içerisinde 1000 düşman askeri girerse hastalanıyorsunuz.

1000 tane virüsü bir arada, tek seferde veya kısa süre içerisinde bünyenize almanız aslında oldukça zor.

Böyle bir olasılık için virüsün bir yerlerde konsantre olmuş olması, birikmiş olması gerekir.

Aksi taktirde atmosferde, havada, suda, toprakta virüs’ün 1000’inin bir araya gelmesi nerede ise imkansız.

Virüsün en yaygın biriktiği yerler:

1- Virüs’ü taşıyan ve vücut ifrazatları ile yayan hastalar

2- Maskeler

3- Klima ve havalandırma filtreleri

4- Plastik eldivenler

5- Yoğun kalabalıkların temas ettiği kapalı alanlardaki yüzeyler

Şimdi buraya dikkat edin:

Peki bir seferde 1000 partikül değil de 100 partikül aldınız ve temiz bir ortama geçtiniz.

Ne olur?

Bir nevi ‘aşılanmış’ gibi olursunuz.

Vücudunuzun savunma sistemi yani ordunuz bu az sayıdaki düşman askerini hem tanır, hem de kısa sürede yok eder. Ona karşı antikor geliştirmeye başlar.

Daha sonra normal bir insanı hastalandıracak 1000 partikül ile daha güçlü mücadele eder ve asemptomatik kalırsınız.

Bu değişmez bir kuraldır.

Normal bir vücut her hangi bir bakteri veya virüs ile karşılaştığında, karşısındaki düşman vücudun baş edebileceği sayı ve güçte ise ya hastalanmaz ya da hafif şikayetler ile hastalığı atlatır.

Ve çoğunlukla da o hastalığa bağışıklık kazanır.

Mesela ‘Verem Savaş Dispanseri’nde çalışan sağlık personeli vücutlarında normal bir insanı öldürecek kadar verem basili taşıdıkları halde hiç hastalanmazlar.

Sayı ve güç olarak zayıflatılmış pek çok virüs ‘aşı’ olarak vücudumuza zerk edilir.

Sürü bağışıklığı stratejisinin de temelini oluşturan gerçeklerden birisi budur.

“Beni öldürmeyen yara güçlendirir” Aforizması bu tip virüsler için geçerlidir.

Az miktarda veya zayıflamış (UV etkisine maruz kalmış) virüs partiküllerine maruz kalmak sizi güçlendirir.

Ya hiç anlamazsınız, ya da hafif şikayetler ile geçip gider.

Mesela İsveç: Yaklaşık 30.000 kişi hafif, orta, ağır hastalık geçirdi.

Ama yine yaklaşık 3’ncü milyon kişide bağışıklık saptandı.

Virüs’ün bulaştığı insanların sadece %1’i hasta oldu.

Geri kalan % 99 nasıl bağışıklık kazandı?

Az sayıda virüse maruz kaldılar da o yüzden.

Okyanusun dibinde yaşamıyorsanız, bu virüs önünde sonunda size bulaşacak.

Önemli olan bulaşan virüs miktarını en aza indirmek ve iyi bir bağışıklık sistemini muhafaza etmektir.

Temel kuraldır.

Şimdiden bazı sorulara da cevap vereyim.

Denizden geçer mi?
İmkansız kere imkansız.

Açık havadan bulaşır mı?

Ağzınızda virüs toplayıcı bir maskeniz yoksa imkansız. Maske varsa kısa sürede yüz binlercesi burnunuzun dibinde birikir.

Ev kliması ve kişisel araç havalandırmasından bulaşır mı?

Kuvvetle muhtemel bulaşır. Tıpkı, ağzınızdaki maske gibi filtreler virüs toplar.

AVM, restoran gibi kamuya açık yerlerdeki havalandırma veya klimalardan bulaşır mı?

Kesinlikle bulaşır.

Eldivenden bulaşır mı?

Kesinlikle bulaşır. Hem size hem de o eldiven ile değdiğiniz yerlere temas eden herkese bulaşır.

Eldivenler, cam sileceği gibi virüs biriktirir.

İdrardan bulaşır mı?

Hasta bir insanın idrarını uzun süre koklarsanız bulaşır.

Havuzdan bulaşır mı?

İyi bir sanitasyon sistemine sahip bir havuzdan bulaşması imkansıza yakındır.

Bilgehan Bilge’nin tüm yazıları için tıklayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir