Zeytin ağacı katliamı sürüyor! Köylü feryat ediyor…

Köylü ne yapsın? Köylü çaresiz. Köylü güçsüz. Köylü kimsesizdir.” Bu feryatlar Muğla’nın Milas ilçesi İkizköylüleri’ne ait. Zeytin ağaçlarının kesilmesini yayımladıkları mektupla duyurmaya çalışan köylüler, dertlerini anlatacak yetkili bulamadıklarından yakınıyor. Sokağa çıkma yasaklarında da ‘ağaç katliamı’nın sürdüğünü söylüyor.

Milas’a bağlı Karadamlılar’da (İKİZKÖY)  dert bitmiyor. Yeniköy termik santralinin kömür taşıma bandı üzerindeki güzergahta zeytinliklerin kesilmesinin sürdüğü iddia edildi.

Kesimin sokağa çıkma yasağına denk getirilmesinin nedenin, çeşitli çevre örgütlerinin köylülere destek vermelerini engellemek olamaçlı olduğu ifade edildi.

Firmanın Çevre Etki Değerlendirme başvurusunun  dahi olmadığını ifade eden İkizköylüler, basına yolladıkları mektupta şu ifadelere yer verdiler. 

“Köylüler zaman zaman sularının kesilmesine alıştılar. Hep su boruları  patlıyor. Şimdi de, kömürcülerin havaya yaydığı  toz ve zehiri temizleyecek olan ağaçları kesiyorlar. Hem de sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerde. Sanki yasak onların ağaçları rahatça kesebilmeleri için konulmuş. Korona  bahane. Köylüler  çaresiz. Köylüler güçsüz. Zenginlerin çıkardığı yasalar hep zenginlerden yana. Zengin daha da zengin olsun, kömür taşıma işi bedavaya gelsin diye ;  Bant yolu için ormanları çoktan kestiler. O güzelim dağlar cascavlak kaldı. Bu yetmiyormuş gibi  şimdi köylünün  zeytinlikleri de elden gidiyor. 3573 sayılı Zeytin kanununa göre, güya zeytin kesmek suçmuş. Olsun !  Kömürcüler, zeytinleri  köylüden yok pahasına satın aldıkları halde, ilk sahiplerine kestiriyorlar. Köylüye, eğer şu güne kadar zeytinlerinizi kesmezseniz,  biz onları dozerlerle toprağa gömeriz diye aba altından sopa gösteriyorlar.  Altında kömür olmadığı halde şirket, taşıma masrafından kaçınmak, daha az masrafla daha da zengin olmak için bir taşıma  bandı yolu açıyor. Çam ağaçlarını çoktan kestiler bile.Köyün seçilmiş muhtarı, şirkette çalıştığından, Şirketin isteklerini köylüye tebliğ etmekten öteye gidemiyor. Yaptığı tek şey zeytinlerinizi daha kesmediniz mi? diye köylüye telefon etmek. Oysa, muhtarın asli görevi; köylüsünün önünde yürümek ve mücadeleyi birlikte yürütmektir. Zeytinlerini kesmeyeceklerini söyleyen köylülere, git derdini  Muhammet Koban’ a anlat demek değildir. Köylü ne yapsın? Köylü çaresiz. Köylü güçsüz. Köylü kimsesizdir.” Ikizkoylüler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir