‘Vaka sayısı patladı!..’ ama paniğe gerek yok

Korona virüs salgınıyla ilgili yazdıkları büyük ilgi çeken ve okuma rekorları kıran Dr.Bilgehan Bilge, normalleşme sürecinin ardından son günlerde yaşanan salgın paniğine dair ilginç bir yazı daha kaleme aldı.

‘Dikkat! Vaka sayısı patladı’, ‘Korona virüs yeniden patlayacak’, ‘Korona’da alarm zilleri çalıyor’, ‘Alın size ikinci dalga’ gibi yazı ve söylemlerin gerçeği yansıtmadığını iddia eden Bilge, “Sakin olun arkadaşlar!.. Garip bir durum yok. Patlama, çatlama da yok!..” dedi “Öncelikle bu panik ve birbirini suçlama atmosferinin başlıca sorumlusu eksik bilgidir. Gerçekten “hasta” sayısı bu kadar panik yapmayı gerektirecek bir durum yok” diyerek de ekledi.

Sevgili medyamızın da desteği ile son bir haftamızı yine panik ve paranoya ile geçiriyoruz.

Manşet şu:

Vaka sayısı patladı!..

Neden?

Bir hazirandan itibaren devlet ‘yeni normale’ geçti. O yüzden.

Devlet pek çok yasağı kaldırdı. O yüzden.

Cahil ve laf dinlemez halk ne maske taktı ne de sosyal mesafe kuralına uydu. O yüzden.

Vay edepsizler, vay ahlaksızlar vay.., vay.. vay..

Alın size ikinci dalga,

‘Alın size vaka patlaması,’

Alarm zilleri çalıyor.’

‘Tedbirlerde gevşemenin ağır maliyetini yaşıyoruz!..’

Başlıklar böyle.

Eee beyin yıkama da böyle!..

Hükümete muhalif kesim, vuruyor baltayı ‘tedbirlerin gevşemesine ve normalleşme kararlarına.

Hükümet yanlısı kesim, vuruyor baltayı ‘cahil, laf dinlemez’ halkın kişisel tedbir almamasına, maskeydi, sosyal mesafeydi hallerine.’

Sakin olun arkadaşlar!..

Garip bir durum yok.

Patlama, çatlama da yok!..

Öncelikle bu panik ve birbirini suçlama atmosferinin başlıca sorumlusu “eksik bilgidir.”

Gerçekten “hasta” sayısı bu kadar panik yapmayı gerektirecek kadar yükseldi mi?

Önce bunu inceleyin.

20-30.000 test bandında ilerlerken

40-55.000 bandına çıktık.

Doğal olarak bu % 40-50 kadar sonuç farkı yaratır.

Ne kadar çok test yaparsanız, o kadar çok pozitif insan yakalarsınız.

Mesela bu gün 200.000 test yaparsanız, geçen hafta yaptığınız 50.000 testten daha çok pozitif hastanız olur.

Bu birinci kuraldır.

Ne kadar test, o kadar hasta.

İkinci kural: Kimlere test yaptığınızdır.

Sokaktan rastgele 100.000 insana yapılan test sonuçları ile,

Hastalık belirtisi gösteren veya hasta ile ilişkisi olan 100.000 insana yaptığınız test sonuçları doğal olarak aynı çıkmaz.

İkincisi ilkinin misli ile yüksek çıkar.

Bu sonuç da hasta sayısı arttı anlamına gelmez istatistik biliminde.

Üçüncü kural:

Testi pozitif çıkan insan mutlaka hasta değildir. Ya asemptomatiktir, ya da nekahat dönemindedir.

Ki; Geçen hafta yapılan açıklama şu şekilde:

“Mart ve Nisan ayında testi pozitif olan insanların tamamı hasta idi. Yani hastaneye müracaat eden ve şikayeti olan hastalardı. Ancak son haftalarda filyasyon ve tarama nedeni ile testi pozitif olan insanların ancak %20-30’u hastalık belirtisi gösteriyor.”

Şimdi yukarıda belirttiğim şartlar altında.

Test sayısı 10-15.000 arttığı için. (%40-50)

Testi + çıkan ama % 60-70’i hasta olmayan insan sayısında 500-600 artış bu kadar paniği ve insanların birbirini suçlamasını haklı gösterecek bir tablo mu?

Test oranı %40-50 artmış.

Pozitif insan sayısı: % 50-60 artmış.

Hasta sayısı % 40-50 azalmış!..

Daha sakin ve aklıselim olmak için.

Worldometers.info diye bir site var.

Orada Active Cases in Turkey ve Daily New Cases in Turkey ve Daily New Deaths in Turkey veri ve grafiklerini inceleyin.

Özellikle günlük test ve yeni pozitif insan oranlarına bakın.

Ne kadar yersiz panik içinde olduğunuzu göreceksiniz.

Bu gün bir milyon test yapmış olsaydık.

Otuz bin test yaptığımız salgının en yoğun dönemi kadar pozitif hasta yakalardık.

Bakış açınızı değiştirin.

Ne kadar test artmış? Ne kadar pozitif hasta artmış ve bunun ne kadarı hastaymış?

Bu verileri sabitleyin: Haziran ortalaması, Mayıs veya Nisan ortalaması kadarsa ben de korkayım.

Elbette çok az miktarda “normalleşme artışı” olacaktır. Ama buna patlama, çatlama demek için biraz gereği gerekir.

Not: Daha önce de dediğim gibi, bakir bölgelerde “endemik” vakalar olacaktır.

Ve yaz boyunca bu haberleri duyacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir