Makiler Akdeniz’in yamaçlara yazdığı şiirdir…

“Maki denilince çoğumuzun aklına daha ilkokulda öğretilen ‘Akdeniz’in bitki örtüsü’ gelir. Ancak daha da genellersek makiye bakışımızın özeti ‘çalılık’ şeklindedir…

Devletin resmi görüşüne göre makiler ormandan sayılmıyor. Bu yüzden de herhangi bir koruma ve esirgeme statüsünden yoksun. Dahası, devletin resmi kurumları makilik alanlara ‘bozuk orman’ ya da ‘atıl durumdaki, işe yaramaz’ ağaçcıklar gözüyle bakıyor. Ağaçların ve suların emanet edildiği bakanlık, suyu tutan ağaçların en gösterişsizi olan makileri yerin yüzünden kazıyıp yerlerine iğde ve hünnap dikiyor şimdilerde.

Ağaçları salt ekonomik yararına göre yarıştırmak ve sınıflandırmak bir yana, kendisi de bir maki üyesi olan ahlatların da kültüre alınıp sökülen makilik alanlara ‘gelir getirici tür’ olarak dikilmesi ve bununla övünülmesi karşısında söz tükeniyor.


Makiler Anadolu insanının binlerce yıllık can yoldaşı, kader ortağıdır. Ege’de Zeybek, Akdeniz’de Yörüktür. Kalenderi bir derviştir uzak yamaçlarda. Bir çoban türküsüdür Mersin dağlarında, içli bir bozlaktır Torosların yayla yollarında. Adalarda sakızlı muhallebi, Antalya’da menengiç kahvesi, Siirt’te bıttım, Hatay’da defne sabunu. Keçinin kılı, koyunun yünüdür; Karapınar’da bir ala kilimdir maki, Bozkır’da saçaklı bir çul. Maraş dağlarında kara çadır, Karaman yaylalarında alaçıktan bir yuva…

YAZIYI OKUMAK İÇİN:

Yusuf YAVUZ / Gazeteci-Yazar
https://gazeteciyazaryusufyavuzblog.wordpress.com/…/makile…/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir