SP liderinden Kaftancıoğlu cezasına ilginç yorum: Geçmiş twitler dikkate alınırsa iktidar partisinden dışarıda kimse kalmaz

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na yıllar önce yaptığı paylaşımlar nedeniyle verilen 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasını usul ve yasaya uygun bulunmasını değerlendiren Temel Karamollaoğlu “Kaftancıoğlu’nun 7-8 yıl evvel attığı tweetlerden dolayı verilen ceza ilan edildi. Garip durumlar var burada. 7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezai müeyyide için kullanırsanız, şu anda iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medyada geçmiş dönemde yapılan paylaşımlara dikkat çeken Karamollaoğlu şölye konuştu:

“Çıkarsınlar bütün tweetleri. o dönem övgüler yağdırdılar, iktidar bakanları övgüler yağdırdı. “Hasret kaldık ne zaman geleceksin” dediler. Bunlar suç değil ama CHP’li birisinin attığı tweet onun ağır bir ceza almasına vesile oluyor. Birazcık gerçeklerle yüzleşin. Özellikle hakimlere savcılara sesleniyorum. İktidar partisinin mensuplarının attığı tweetler ne olacak? Onlar masum çünkü zemzem suyu ile yıkanmışlar.”

Yeşil pasaportlu avukatlar Ankara’ya giremiyor

Karamollaoğlu, avukatların savunma yürüyüşü esnasında Ankara girişinde engellenmelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede ise, iktidar partisinin avukatlara bir zamanlar yeşil pasaport vermeyi gündeme getirdiğini hatırlatarak “Aynı avukatların bugün Ankara’ya girmesine engel oluyorlar. Yeşil pasaportlu avukatlar Ankara’ya giremiyor, yeşil pasaport Ankara’da geçerli değil” dedi.

“Kimse unutmamalı ki adalet herkese lazım yürüyüş hakkı anayasal bir haktır yarın bu haktan bugün iktidarda bulunanlar da muhalefete düştüğünde yararlanmak isteyebilirler” ifadesini kullanan Molaoğlu, şöyle devam etti:

“İktidar öyle bir noktaya geldi ki artık yürüyüşlere bile tahammül edemiyor. Biz çoklu baro tartışmalarını doğru bulmuyoruz yani burada da bir kamplaşma meydana gelecekse farklı barolar farklı türküler söylemeye başlayacaklarsa, yandaş baro karşıt baro gibi durumlar ortaya çıkacaksa bizim bugüne kadar üzerinde durduğumuz kutuplaşma burada da meydana gelebilir. Fakat birtakım kanuni düzenlemelere ihtiyaç var mı onun da var olduğu kanaatindeyiz. Baronun içinde bulunan farklı kanaat ve görüşte bulunan kesimlerin temsilcilerinin de bulunabileceği bir düzenleme yapılmalı. Bunun için yürüyüş yapanları da bunun aksini savunanları da mutlaka dinlemeli ve ortak bir noktada buluşulmalı kanaatindeyim.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir