Annesinin Albert Einstein’ı

Yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemini konu alan şiirleriyle Cumhuriyet döneminin en önemli şairlerinden birinin dizelerini taşımış satırlarına Ceylan Özdemir.

‘Yaş otuzbeş’ şiirinin yazarı Cahit Sıtkı Tarancı’nın ‘Aşk’ şiirini yazısının girişine almış. Okuyup, hissedilmesi için.

Yaptığı devrim niteliğindeki fizik ve matematik çalışmaları sayesinde ‘Dahi’ olarak bilinen, bilim insanının adıyla özleştirmiş oğlu Ata’yı…
‘Benim küçük yerli Einstein pek bir dertli’ demiş üçüncü dişi çıkarması sırasında yaşananlarla devam etmiş…

Anne Ceylan Özdemir, yine çıkarmış yüreğini kendi elleriyle, koymuş ortaya Çıkarsız, hesapsız. İnsana dair ve insana ait tüm güzel duygularla…
‘Sevgiyle sarılıyoruz, sevgiyle büyüyoruz’ diyor ve devam ediyor…

‘AŞK!

Açınca baharın dişi gülleri
Bir başka rüzgar eser bahçelerde
Dinle çılgınca öten bülbülleri
Sorma niçin düştüğünü bu derde

De ki: -Aşktır şadeden gönülleri
Perişan, berbat eden gönülleri
Aşk söyletir en yanık türküleri
Ay buluta girdiği gecelerde
.’

Benim küçük yerli Einstein pek bir dertli 3. Diş geliyor… 🙈
Ne Fener alayı ne partiler.
Bir yanımın mutluluğu, bir yanımın hüznü.
Nöbetler hala devam ediyor.
Yakamızı bırakmış değil.


Yanlışlıkla damağını ısırmasından çok korkuyoruz. İlk iki dişini sorunsuz çıkarmıştık. İnş sadece huzursuzluğu ile atlatırız bu süreci 🙏🏻”her şeyin en küçüğü ile yetinmek” nedir öğretti bize bu hastalık…
Sürekli kucakta ve yatağına yatırınca
Suratı çarşamba oluyor.


Nöbetlerine karşı bir ilacı yok ama en büyük dermanımız sevgi..
Sevgiyle büyüyor, sevgi ile sarıp sarmalıyoruz.
Ve oda dibine kadar hissediyor..

Ana kucağını da unutmamak lazım.
Orada harmanlanıyoruz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir