Ata, hala bir bebek ve hep melek…

Onca zorluğa rağmen şu yüzündeki gülümseme beni benden alıyor.

Hala bir bebek.

Ve hep Melek 👼🏼

Neden isyan edeyim ki…

Ya da neden, ne için isyan etmeliyiz?

Bu tip ailelerde psikologların yaşadığı en büyük problem;

Neden benim başıma geldi?

Neden ben? diye bu süreci sorgulamalarıymış.

Bu süreçte psikolojik destek almaktan yanayım, kolay değil taş olsa çatlar.

En önemli kısmı, bence kabullenmek.

Yaşadığımız hayatta her şeyin başımıza gelebileceğini kabul etmek.

Benim sevgim kabul ettirdi bana Ata’yı.

Sevginin ötesi berisi olmaz saftır.

Ben sevdim.

Çok ağladım…

Damarlarım iç içe geçti, bağrımı parçaladım.

Yetmedi…

Emmiyor. Bir damla sütüm geçsin diye göğsümü parçaladım.

Ama sevdim, çok sevdim, seviyorum da…

Sağlıklı dediklerinde;

İlk 13 gün mutlu bir anneydim.

Şimdi umutlu ve güçlü bir anne oldum.

Ve ben bu umutlu meleğin annesi olmaktan gurur duyuyorum.

Mutlu olma kısmına gelince;

Kimisi ‘dersinde 100 aldı çocuğum’ diye mutludur.

Ben de nefes alıyor diye mutluyum…

Bugün crpsi yani enfeksiyon değerleri düşmüş diye mutlu oldum mesela.

Gel, bunun karşısında dünyayı önüme ser?

Yine onun sağlığı, yine onun sağlığı…

Kızım yorma kendini bu çocuk yaşamaz...’

Eee peki? Elime koluma kelepçe mi vurayım? Ne yapayım?

Tabi ki elimden geleni, hatta en iyisini yapacağım.

Kader diye bir şey evet belki var. Ben sadece terk etmiyorum.

Sağlıklı çocuklarını sokaklara terk edenler bence daha acınası.

Ata, şanslı belki bir çok sağlıklı çocuktan daha da şanslı.

Onu seven, iyiliği için her şeyi yapan ama tırnağına zarar gelse dünyayı yakacak bir ailesi var…

Yol dikenli ve çok zor…

Ne zaman halim yok desem suratında bu gülümseme.

“Yaşamak istiyorum dercesine”

Anlatmak istediği çok şey var aslında;

Diline gelmese de yürekten, öyle içten daha derinden…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir